x

BEYAZ GECELER St Petersburg & Moskova 17 - 23 Haziran

  • Tur Kodu:

    MER177

  • Gün ve Gece Bilgisi:

  • Gezilecek Yerler:

    ST. PETERSBURG & MOSKOVA

  • Ücret:

    - €1200 *Yurt dışı tur fiyatlarımız günlük döviz kurlarına göre değişiklik gösterebilir.

Tur Programı

1.GÜN

İzmir havalimanından saat 21:05’de dış hatlardan kalkacak uçağımız için saat 19:00’da Sunexpress kontuarında buluşuyoruz. Direkt uçuş ile Petersburg havalimanına iniyoruz. Bizi bekleyen özel aracımız ile ertesi gün muhteşem bir tur programımız için otelimize dinlenmeye geçiyoruz.

2.GÜN

Rusya’nın ikinci büyük yerleşimi ve önemli bir sanat-bilim-sanayi merkezi olan St Petersburg, halen coğrafyanın en dikkat çekici kentlerinden biri. Rus Çarı I. Petro tarafından 1703 yılında kurulan kentte yapılacak panoramik tur, günün her saatinde ayrı bir görsel şölen sunuyor. Gözlerimizin önünde dümdüz uzanan Nevsky Bulvarı boyunca tarihe tanıklık edeceğiz. Adını Rus tarihinin en ünlü kahramanı Alexander Nevsky’den alan, kentin neredeyse ana damarı sayılan Nevsky Bulvarı’nda karşımıza çıkan Amirallik Binası; Roma’daki ünlü San Pietro Katedrali’nin küçük bir örneği olan Kazan Katedrali; Beloselski-Belozersk Sarayı; Stroganov Sarayı; İstanbul’daki Kapalıçarşı kadar büyük ve köklü olmasa da 250 yıl önce bir çarşı olarak kurulan, günümüzde alışveriş merkezi olarak kullanılan Gostiny Dvor; dünyanın en büyük kütüphanelerinden Rusya Ulusal Kütüphanesi; kuruluş hikâyesiyle döneminde oldukça tepki çeken Singer Binası; muazzam vitrayları ve bronz iç yapısıyla Eliseyev Binası; Picadilly Sineması olarak da bilinen, yazar Nabokov’un anılarında sık sık bahsettiği Aurora Sineması; Rus edebiyatında kendine özel bir yer edinen, Leningrad Kuşatması’nın izlerini üzerinde taşıyan ünlü Anichkov Köprüsü ve daha pek çok yapı ile Çarlık Rusyası’ndan Sovyet Birliği’ne ve günümüze uzanan bir zaman yolculuğu yapacağız.

Geceleme otelimizde.

3.GÜN

Sabah kahvaltısının ardından Ermitaj Müzesi ile turumuza başlıyoruz. Dünyanın en eski halısından, “Altın Elbiseli Adam”dan, Kâbe’nin kapısından, eşsiz elyazmalarından modern sanatın önemli eserlerine, hatta “tavus kuşu saat” gibi ilginç mekanik cihazlara kadar akla gelebilecek her türden ve her coğrafyaya ait kültür mirasını yakından görmek isteyenler için Ermitaj, gerçek bir hazine! Temelini Çariçe Katerina’nın yazlık ve kışlık saraylarında saklamaya başladığı eserlerin oluşturduğu koleksiyon, günümüzde dört milyondan fazla parça barındırıyor. Bolşevik Devrimi’yle müzeye dönüştürülen saraydaki eserlerin İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin sanat yağmasından kurtarılma hikâyesi bile Ermitaj’ın dünya kültür mirasını korumaktaki önemini açıklıyor. Eski yazlık ve kışlık sarayların gezileceği Ermitaj turumuzda, tur rehberimizden dünyanın en büyük ve en zengin müzelerinden birinin, üç kez rejim değiştirmiş bir ülkenin kültürel omurgasını oluşturma serüvenini keyifle dinleyeceğiz. Daha sonrasında Petergof Sarayı ve Parkı Turu ile gezimize devam ediyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Petergof, Rus Batılılaşma Hareketi’nin lideri Çar I. Petro’nun Fransa seyahatinde görerek etkilendiği Versailles Sarayı’ndan ilhamla inşa ettirdiği bir yapı kompleksi. Bahçeleriyle ve özellikle çeşmeleriyle ünlü Petergof, gerek çeşme mimarisi gerekse dönemin mühendislik yaklaşımı açısından öncü niteliği taşıyor. Finlandiya Körfezi’nde bulunmasından ötürü muhteşem bir Baltık Denizi manzarası sunacak şekilde konumlandırılan sarayın çeşmeleri ve fıskiyeleri, teknik açıdan etkileyici bir mekanik sisteme sahip. Yaz aylarında yediden yetmişe herkesin etrafında eğlendiği bu çeşmeler ve fıskiyeler, izleyenlere görsel bir şölen de sunuyor. Saray bahçesinde yer alan ve bir kanalla Baltık Denizi’ne bağlanan ana çeşme ise yalnızca turistlerin değil, St Petersburgluların da hayranlıkla baktığı mimari bir şaheser. Zekâsıyla, yenilikçi tavrıyla ve gustosuyla tarihe geçen Petro’nun yazlık saray kompleksinin hemen çıkışında yer alan Petro ve Pavel Katedrali’yse hem dış hem de içyapısıyla Ortodoks kilise mimarisinin örneği olarak göz alıcı şekilde öne çıkıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında büyük zarar görmesine rağmen ilk mimarisine sadık kalınarak restore edilen, kolay kolay ayrılmak istemeyeceğiniz Petergof’tan sonra dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.

Geceleme otelimizde.

4.GÜN

Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, tren garına gidiyoruz. Moskova’ya hareket. Kente varmamızla birlikte panoramik Moskova turuna başlıyoruz: siyasi ve toplumsal çalkantılara sahne olmuş tarihi merkez Kızıl Meydan; Korkunç İvan olarak bilinen Çar’ın on altıncı yüzyılda yaptırdığı, her kubbesi bir Rus zaferine karşılık gelen Aziz Vasil Katedrali; katedralin önünde bulunan, iki ünlü Rus prensini, Minin ve Pozharski’yi gösteren, kentin simgelerinden olan anıt heykel; hemen sonundaki GUM Alışveriş Merkezi; komşusu Kremlin Sarayı; tüm dünyada komünist ideolojinin simgesi olan Lenin’in mumyasını barındıran ihtişamlı Lenin Mozolesi; Karl Marx heykeli ve tam karşısında, on sekizinci yüzyıldan bu yana faaliyette olan ünlü Bolşoy Tiyatrosu binası; biraz ilerisinde 1906 yılında Rusya’nın seçilmiş ilk meclisinin çalışmaya başladığı ünlü Duma Parlamento Binası; bir zamanlar Kızıl Meydan’ın giriş kapıları sayılan, on altıncı yüzyılda yapılan ve 1931 yılında tankların Kızıl Meydan’a girebilmesi için bombalanan Voskresenski; Rus Tarihi Müzesi. Daha sonrasında Moskova Nehir Turumuza başlıyoruz. Moskova Nehri boyunca yapılacak turda hem kentin siluetini oluşturan yapıları toplu halde görmek hem de Puşkin Müzesi, Gorki Parkı gibi ünlü yazarların adını taşıyan kent simgelerine göz atmak mümkün olacak.

 

Geceleme otelimizde.

5.GÜN

Sabah kahvaltımızın ardından Kremlin Turumuz ile başlıyoruz. Kelime anlamı “kale” olan Kremlin, yalnızca Moskova’nın değil Rusya’nın simgesi olmuş bir yapı kompleksi. Doğu duvarlarıyla Kızıl Meydan’ın doğu sınırını çizen yapı kompleksinin en eski duvarları on beşinci yüzyılın sonunda inşa edilmişse de orijinal, yani ahşap duvarların geçmişi on ikinci yüzyıla kadar uzanıyor. Günümüzde Kremlin müzeleri, Büyük Kremlin Saray Kompleksi, Konser Salonu, Başkanlık Binası ve idari binaları, ayrıca iki katedral içeren alanın bahçelerinde bir de “Uzay Ağacı” bulunuyor. Uzaya çıkan ilk insan Yuri Gagarin’in görevi yerine getirip dünyaya döndükten iki gün sonra diktiği ağaç, Moskova Nehri’den de görünüyor. Çar İvan’ın inşa ettirdiği çan kulesinin ve döktürdüğü topun hikâyesi ise tur rehberinin keyifli anlatımıyla hem güldürüyor hem de bilgilendiriyor. Ünlü Çariçe Katerina’nın 5000 adet elmas taştan oluşan tacı da onu görmek isteyenleri müzede bekliyor. Daha sonra  Moskova Metrosu, Novodevici Mezarlığı ve Arbat Caddesi gezimiz ile devam ediyoruz. Turumuz “dünyanın en eski ve büyük, üstelik en güzel dekore edilmiş metrosu” olarak bilinen Moskova metrosunu gezmekle başlıyor. 1931 yılında, Komünist rejim sırasında inşa edilen metronun tasarımı, hem dönemin ruhunu yaşatacak hem de ulaşım sisteminin kentleşme üzerindeki etkileri hakkında önemli fikirler verecek. Ardından Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret etmek isteyenlerce yakından bilinen Novodevici Mezarlığı’na geçeceğiz. Müze statüsündeki bu mezarlık ve içindeki manastır 1524 yılında kurulmuş. 1812 yılında Napolyon’un emriyle yıkılmak istenmişse de rahibeler bu karara engel olmayı başarmışlar. 1922 yılında tamamen boşaltılan ve kaderine terk edilen manastır 1994 yılında yapılan restorasyondan sonra kapılarını tekrar açmış. Türkçe karşılığı “genç kızlar” olan Novodevici, dönemin genç kızlarının manastırda geçen ve sona eren hayatlarının anısını halen yaşatıyor. Zaman içinde birçok çariçe adayının da yıldızının söndüğü bu manastır ve mezarlık, Çehov, Gogol, Mayakowski, Bulgakov, Eisenstein, Kruşçev, Şostakoviç, Yeltsin gibi isimlerin de ebedi istirahatgahı olmuş durumda. Tarih, edebiyat, sinema, müzik ve elbette hüzün dolu turumuzun ardından yaşama kucak açarak Moskova’nın en işlek caddesi olan Arbat Caddesi’ne geçeceğiz. Moskova’nın ve Rusya’nın bu en ünlü sanat sokağının geçmişi 1493 yılına dayanıyor. Adını Slav dillerinde “tepe” anlamına gelen “gorbat” kelimesinden, bir söylenceye göre de “kent civarı”, “varoş” anlamına gelen Arapça “Rabad”dan alan caddede dolaşacağız. On beşinci yüzyıldan günümüze uzanan bu yolculuğumuzda bizlere sık sık rastladığımız sokak ressamları eşlik edecekler. Ayrıca cadde üzerindeki 53 numaralı binada Puşkin ile eşi Gonçarova’nın izleri sizleri karşılayacak. Turdan sonra otelimize dinlenmeye geçiyoruz. Arzu eden misafirlerimiz ile Rus Halk dansları gösterisine katılıyoruz. Klasik danslardan, modern baleye, tarihten günümüze Rusya’nın yaşamını geniş bir yelpazede müzik, dans ve tiyatroyu bir araya getirerek mükemmel bir görsel show ile unutulmaz bir gece geçiyoruz.

6.GÜN

Sabah otelimizde yapacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşalttıktan sonra Puşkin Devlet Güzel Sanatlar Müzesi turuna başlıyoruz. 1912 yılında açılan bu müze, Rusya’nın en büyük Avrupa sanatı müzesi. Gezimizde eski Mısır sanatından Van Gogh’a, Batı Anadolu’dan çalınmış Troya hazinelerinden Matisse’e kadar hemen her döneme ait eseri yakından görebileceğiz. Daha sonrasında son alışverişlerimiz için transfer saatimize kadar serbest zaman geçiyoruz. Transfer için rehberimizin söylediği saatte ve yer buluştuktan sonra Moskova havalimanına gidiyoruz. Direkt uçuş ile İzmir’imize geri dönüyoruz.  İzmir havalimanında sizlerden ayrılırken Alsancak’ta bulunan Gezi Evimizde bir fincan kahve içerken hoş anıları paylaşmaya davet ettiğimizi tekrar hatırlatırız.

 

Hizmetler

  • 3* veya 4* otellerde oda kahvaltı konaklama
  • İzmir/St Petersburg – Moskova/İzmir gidiş dönüş ekonomik sınıf uçak biletleri
  • Programda belirtilen tüm turlar
  • Hava alanı  transferleri
  • Moskova -St. Petersburg hızlı tren bileti
  • Türkçe profesyonel rehberlik hizmeti

Ekstra Hizmetler

  • Otellerde yapılacak olan ekstra harcamalar
  • Programda belirtilmeyen öğle ve akşam yemekleri
  • Kişisel harcamalar
  • Yurt dışı çıkış harcı
  • Rus Halk Gösterileri Show Gecesi

* ile işaretlenmiş alanlar zorunludur.